EgyptAir flight MS804

Bundestag’da kabul edilen Ermeni tasarısının tam metni

Alman Federal Meclisi, Ermeni soykırımı karar tasarısını bir ret ve bir çekimser oya karşı büyük çoğunlukla kabul etti.

Alman Federal Meclisi'nde yaklaşık bir saat süren tartışma oturumunun ardından "1915-1916 yıllarında Osmanlı İmparatorluğu'nda Ermenilere ve diğer Hristiyan azınlıklara uygulanan soykırımın hatırlanması ve anılması" başlıklı karar tasarısı bir ret, bir çekimser oyla kabul edildi.

İktidardaki Hristiyan Birlik partileri (CDU/CSU) ile muhalefetteki Yeşiller'in ortak karar tasarısı, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Jön Türk hükümetinin talimatıyla Ermeniler ve diğer Hristiyan azınlıklara yönelik tehcir ve katliamı soykırım olarak nitelendirmesinin yanında, o dönem Osmanlı İmparatorluğu'nun askeri müttefiki konumunda olan Alman İmparatorluğu'nun sorumluluğunun da altını çiziyor.

"Türkiye sanık sandalyesinde değil"

Meclisteki oylamaya Ermeniler de katıldı

Oylama öncesinde yaklaşık bir saat süren tartışma oturumunda konuşan parti temsilcileri, amacın Türkiye'yi ya da mevcut Türk hükümetini sanık sandalyesine oturtmak olmadığını vurguladılar.

Norbert Lammert, başta Türk asıllılar olmak üzere milletvekillerine yönelik ölüm tehditlerine varan tepkilere de değinerek, eleştiriyi kabul ettiklerini, ancak Alman Federal Meclisi'nin düşüncesini ifade özgürlüğünü engellemeye yönelik tehditlerin kabul edilemez olduğunu ve kendilerini caydıramayacağını söyledi.

"Alman tarihinin de bir parçası"

Yeşiller Eş Başkanı Cem Özdemir ise konunun Türklere ahlak hocalığı yapmak ya da başkalarının işine karışmak olmadığını, 1915-1916'da yaşananların Alman tarihinin de bir parçası olduğunu söyleyerek "Geçmişte bu korkunç suça ortak olmuş olmamız, bugün inkarcıların suç ortağı olacağımız anlamına gelmemeli" dedi.

Cem Özdemir, Irak, Suriye ve Türkiye'de Hristiyanların günümüzde de takibat altında olduğunu savunarak, Doğu Hristiyanlığı için büyük endişe duyduğunu söyledi.

Sosyal Demokrat Parti dış politika uzmanı Rolf Mützenich de konuşmasında, tartışma oturumunun konusunun Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı yargılamak değil, Ermeni soykırımı olduğunu vurguladı.

Hristiyan Birlik partileri meclis grubu başkanvekili Franz Josef Jung da konunun Türkiye'yi suçlamak olmadığını vurgulayarak "Sadece geçmişinin sorumluluğunu üstelenenler geleceği şekillendirebilir" diye konuştu. Jung, amaçlarının Türkiye'yi sanık sandalyesine oturtmak değil, ortak tarihin irdelenmesi olduğunu kaydetti.

"Trajedi değil, sistematik imha"

Hristiyan Birlik meclis grubundan Christoph Bergner de tartışmanın soykırım kavramına indirgenmsesinin yanlış olduğunu belirterek, "Biz bu kavramı hukuki anlamda değil, trajedinin boyutunu ortaya koymak için kullanıyoruz" diye konuştu.

SPD milletvekili Dietmar Nietan ise Türk tarafının tezine gönderme yaparak, Ermeni ve diğer Hristiyan azınlıklara yönelik imha politikasının 'Birinci Dünya Savaşının karmaşasında yaşanan acı olaylar' olmadığını, dönemin devlet makamları tarafından Jön Türk hükümetinin talimatıyla sistematik olarak uygulandığını vurguladı. Nietan, "O dönem göz yumanların torunları olarak bu insanlık suçunun kurbanları önünde saygıyla eğiliyoruz. Soykırım soykırımdır" diye konuştu.

************

Bundestag’da kabul edilen Ermeni Tasarısının tam metnini sunuyor:

« Bundestag KARAR.

101 yıl önce Ermeniler ve diğer Hıristiyan azınlıkların soykırımı (Völkermord) anısına:

Bundestag 101 yıl önce Osmanlı İmparatorluğunda zorunlu sürgün ve kıyımlara uğrayan Ermeniler ve diğer azınlıklar huzurunda saygıyla eğilmektedir.

Parlamento Osmanlı İmparatorluğunda Ermenilerin hemen tümünün imhasıyla sonuçlanan Jön Türk Hükümetinin edimini kınamaktadır. Ayrıca diğer Hıristiyan azınlık temsilcileri Süryaniler, Kıldaniler de katliamlara kurban gittiler.

Jön TürkHükümeti emriyle 24 Nisan 1915’te Osmanlı imparatorluğunda 1 milyonu aşkın Ermeninin planlı sürgün ve katliamı başladı. Onların akıbeti kitlesel imhalar, etnik arındırma, sürgün ve evet soykırım (Völkermord) örneğidir, ki bunlarla 20. asır böylesi ürkünçlüklerle ifadesini buldu. Bununla beraber Almanya’nın kendi suç ve sorumluluğunu taşıdığı Holokost’un hususiyetinin bilincindeyiz.

Bundestag, Alman siyaset adamları ve misyonerlerinin kesin bilgilerine karşın,-insanlığa karşı bu suçun durdurulması için hiçbir teşebbüste bulunmamıştır- Osmanlı İmparatorluğunun müttefiği olarak Alman Reich’nın makus rolünden ötürü acı duymaktadır. Bundestag’daki anma aynı zamanda dünyanın en eski Hıristiyan milletine yönelik müstesna bir saygı ifadesidir.

Bundestag, Almanya’nın tarihi sorumluluğunu kabul etmektedir.

Bundestag sadece dillendirilemez gaddarane suça kurban giden şehitleri değil, aynı zamanda 100 yılı aşkın bir süre önce ilgili durumda kendi hükümetlerine karşı gelerek Ermeni kadın, çocuk ve erkekleri kurtaranları da anmaktadır.

Bundestag, Federal Hükümete 1915 Ermeni katliamları ve sürgünün anılmasına dikkat gösterilmesi çağrısında bulunmaktadır.

Bundestag kararını, kurbanların anılması ve Türkler ve Ermenilerin tarihle yüzleşmelerine yönelik 2005 Drs.15/5689 kararıyla pekiştirmektedir. 24 Nisan 2015 arifesinde Almanya cumhurbaşkanı Ermeni Soykırımını kınadı, kurbanları anmak yanı sıra uzlaşma çağrısında bulundu. Alman İmparatorluğu bu olaylardan ötürü kısmi sorumluluğunu kabul etmektedir.

Bundestag, Almanya’nın özel tarihi sorumluluğunu kabul etmektedir. Ermeniler ve Türklerin uzlaşı sürecine de destek olmalıdır.

Böylece Alman Bundestag’ı Federal Hükümete

-24 Nisan 2015’te parlamentoda 100. yıl vesilesiyle gerçekleşen görüşmelerin ruhuna uygun olarak, 1915-1916 yıllarında Ermenilerin toplu sürgün ve imhası yanı sıra bu işte Alman Reich’nın sorumluluğuna yönelik izleyen süreçte kamuya açık geniş tartışmalara devam edilmesi,

-Türk tarafına zamanında gerçekleştirdiği katliamlar ve sürgünle yüzleşme ve bununla Ermeni tarafıyla gerekli uzlaşı zemini hazırlamasına teşvik etme,

-Geçmişin revizyonu, yakınlaşma ve tarihi suçun özür dilenmesi aracılığıyla gerçekleşmesi gereken Ermeniler ve Türklerin uzlaşısına devam etmek,

-Türkiye’de ve Ermenistan’da bilimsel, sivil ve kültürel etkinliklere devam etme,

- Ermenistan ve Türkiye’nin uzlaşı yönünde atacakları ilk adımıyla tarihi olayları yeniden takdir etmek ve çoktan olgunlaşmış olan Ermeni-Türk regülasyonuna destek olma,

-Türkiye ve Ermenistan hükümetlerini şu anda atıl devletlerarası ilişkilerinin regülasyon sürecine teşvik etme,

-Ermeni ve Türk tarafının, bilimsel komisyonlar tesisini, diplomatik ilişkilerin restorasyonunu ve sınırların açılmasını öngören 2009 Zürih Protokollerini onaylamaları için çaba gösterme,

-Türkiye Cumhuriyetinde başlayan Ermeni anıtlarının korunması sürecinin devam etmesine ve yoğunlaşmasına destek olma,

-Finansal olanaklar çerçevesinde, 1915-1916 olaylarına ilişkin Almanya’da bilimsel, kültürel ve sivil toplum alanındaki proje ve inisiyatiflere desteğe devam etme çağrısında bulunmaktadır».



DW.de/News.am
--------------------------------------------------------
Armweeklynews [02.06.2016]
Bundestag’da kabul edilen Ermeni tasarısının tam metni